İnsan Neden Denemekten Vazgeçer?

İş yerinde uzun süredir kimsenin fikrini sormadığı birini düşünün. Başlarda öneriler getirmiş, bazı kararlara itiraz etmiş ama her defasında sözünün karşılıksız kaldığını görmüş olsun. Bir süre sonra toplantılarda konuşmamaya başlar.
Aradan zaman geçer, yönetici değişir. Yeni yönetici odadaki herkese gerçekten ne düşündüğünü sorar. Söyleyecek çok şeyi olmasına rağmen o yalnızca “Benim için fark etmez,” der. Şartlar değişmiştir ama zihnindeki sonuç aynı kalmıştır: Söylese de bir şey olmayacaktır.
Öğrenilmiş çaresizlik, insanın tekrar tekrar kontrol edemediği durumlarla karşılaşması ve zamanla kendi çabasının sonucu değiştirmediğine inanmaya başlamasıdır. Daha sonra gerçek bir imkân ortaya çıksa bile harekete geçmeyebilir. Engel kalkmıştır; fakat insan, onun hâlâ orada olduğundan emindir.
Bu durum yalnızca başarısız olmakla ilgili değildir. Asıl mesele, yaşanan bir olayın insanın kendisi ve geleceği hakkında genel bir hükme dönüşmesidir. “Bu sınavda başarısız oldum” düşüncesi zamanla “Ben zaten başarısız biriyim” hâline gelebilir. Bir iş başvurusunun reddedilmesi de “Beni kimse işe almaz” diye yorumlanabilir.
Elbette her geri çekilme öğrenilmiş çaresizlik değildir. İnsan bazen gerçekten yorulmuş, riskleri değerlendirmiş ya da bulunduğu koşullarda makul bir karar vermiş olabilir. Buradaki fark, kişinin önünde yeni bir ihtimal belirdiği hâlde geçmişte öğrendiği sonuç nedeniyle bunu baştan imkânsız saymasıdır.
Kalıplaşmış düşünceler de bu noktada etkili olur. “Bu iş bana göre değil”, “Yine aynı şey olacak” ya da “Denesem de değişmeyecek” gibi cümleler sık tekrarlandığında artık birer yorum gibi değil, değişmez gerçekler gibi duyulmaya başlar. İnsan yalnızca geçmişte ne olduğunu hatırlamaz; gelecekte ne olacağını da bildiğini sanır.
Bu düşünceler kişiyi kısa süreli olarak koruyabilir. Başvuru yapmayan insan reddedilmez, konuşmayan kişi eleştirilmez, denemeyen kişi yeniden hayal kırıklığına uğramaz. Fakat aynı anda kabul edilme, duyulma ve sonuç alma ihtimali de ortadan kalkar. Hayat bir anda değil, denenmeyen küçük ihtimaller yüzünden yavaş yavaş daralır.
Öğrenilmiş çaresizlik dışarıdan her zaman fark edilmez. İnsan hayatına devam eder, işine gider, sorumluluklarını yerine getirir. Yalnızca bazı alanlarda artık hiçbir ihtimali yoklamaz. Sevmediği işten ayrılamayacağını, ilişkilerinde konuşmanın işe yaramayacağını veya yeni bir şeye başlamanın kendisine uygun olmadığını düşünür.
Bir süre sonra bu vazgeçişler karakterin parçası gibi anlatılmaya başlanır. “Ben zaten böyleyim” cümlesi, geçmişte yaşananların bugünkü açıklamasına dönüşür. Oysa bazı düşünceler doğru oldukları için değil, uzun zamandır denenmedikleri için değişmeden kalır.
Buradan çıkmak için büyük bir özgüvene ya da kesin bir başarı inancına ihtiyaç yoktur. Başlangıçta daha sade bir cümle yeterli olabilir: “Bu kez ne olacağını henüz bilmiyorum.” Bu düşünce iyi bir sonuç vadetmez; yalnızca sonucun daha yaşanmadan verilmiş bir karar olmadığını hatırlatır.
İlk adım da büyük olmak zorunda değildir. Bir toplantıda tek bir düşünceyi söylemek, ertelenen bir başvuruyu yapmak veya daha önce sonuç alınamayan bir konuda farklı bir yol denemek olabilir. Amaç her girişimin iyi sonuçlanacağını kanıtlamak değil, çabanın hâlâ bir karşılığı olabileceğini yeniden görmektir.
Bazen insanı yerinde tutan şey yalnızca önündeki engel değildir. Artık denemenin bir anlamı olmadığına inanmasıdır.

Kendi hayatınızda tekrar eden vazgeçişleri ve kararlarınızı bir görüşmede ele almak isterseniz, bireysel danışmanlık sayfasında sürece ilişkin bilgi bulabilirsiniz.

0 Yorum

Yorum bırak

Yorumunuz incelendikten sonra yayımlanır. E-posta adresiniz sitede görünmez.

Yorumunuz en az 20 karakter olmalıdır.

Adınız varsayılan olarak gizlenir. Kutucuğu işaretlemezseniz adınız “Ş**** K******” şeklinde görünür.